Defineciler mağara şapeli tahrip etti

Defineciler mağara şapeli tahrip etti

Edirne’de, mağara içinde kazı çalışmaları sonrası bulunan, Orta Çağ’dan kalma taş oyma şapel, duvarlarına yazılan yazılar ve definecilerin kaçak kazılarıyla tahribata uğradı.

Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Sinanköy’de, mağara içinde kazı çalışmaları sonrası bulunan, Orta Çağ’dan kalma taş oyma şapel, duvarlarına yazılan yazılar ve definecilerin kaçak kazılarıyla tahribata uğradı. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, “Burası birinci derece tescilli alan. Koruma tedbiri çalışmalarına rağmen hiçbir şekilde el sürülmeden kaldı, unutuldu” dedi.Sinanköy Kalesi olarak bilinen bölgenin, birinci derece arkeolojik sit alanı olmasının ardından korumaya alınıp, turizme açılması planlansa da gerekli bakım yapılmaması nedeniyle çevresi de son yıllarda otlarla kaplandı.
“YILLARDIR EL SÜRÜLMEDİ”Prof. Dr. Beksaç, mağara şapelinin, döneminde önemli dini merkez olduğuna dikkat çekti. Bölgenin uzun yıllar unutulduğu için tahribata uğradığını belirten Beksaç, “Ne yazık ki yıllardır hiçbir şey yapılmadı, koruma tedbiri alınması için çabalar sarf edildi. Burası birinci derece tescilli bir alan. Koruma tedbiri çalışmalarına rağmen hiçbir şekilde el sürülmeden kaldı, unutuldu. Çalışma yaptığımız zaman temizlemiştik ama şu anda bitkiler basmış durumda. Sağda solda buraya gelenlerin duvarlardaki grafitilerini, isimlerini yazdıklarını görebiliyoruz. Zaten alan kireç taşı, kalkerli bir yapıya sahip ve korunması dikkat isteyen bir yapısı var. Bu nedenle gerçekten acilen korunması gerekli bir yer haline geldi Sinanköy” dedi.
“TAVAN VE DUVARLARINDAKİ ÇÖKMELER ARTTI”Özellikle çatılarda çökme olmaya başladığını kaydeden Prof. Dr. Beksaç, “Çatı çöktü, çatıdaki çökmeler zaman içerisinde daha da arttı. Sağdaki soldaki çökmeler arttı. Çevresindeki taş ocaklarında atılan dinamitlerin etkisi büyük oldu. Bütünüyle dikkat edilmesi gereken bir durumda ve aciliyet taşıyor ama ne çare ki unutulmuş ve kaderine terk edilmiş şu anda Sinanköy. 2004’lerde çalışmaya başladığımızda burada koyun bakılıyordu ve temizlemeye başladığımızda kalın bir gübre tabakasını çıkartıp attık ve ondan sonra zemine inebildik. Muhtemelen daha önceki süreçlerde de burada soğuk günlerde çobanlar burada ateşler yakmışlar, onun isleri de mağarayı iyice kararmış durumda” diye konuştu.
“BURADAN ALTIN ÇIKMAZ, TAHRİP ETMESİNLER”Prof. Dr. Beksaç, tarihi yapıda defineci tahribatı yaşandığını belirterek, “Doğal olarak defineci tahribatı bu bölgede rastlanılabilen bir şey. Biz birkaç kez define kazmak için gelen kişi hakkında bilgi aldık ve bu durumu jandarmaya ilettik, kazıları engelledik ama bunun dışına burada kaçak kazılar maalesef yapıldı, muhtemelen yapılmaya da devam ediyor. Burada daha önce ayin için çıkarılan çanak çömlek bulduk daha önce. Buradan altın falan çıkmaz. Millet boşu boşuna burasını tahrip etmesin” dedi.
Çevredeki taş ocaklarının da hasar verdiğini söyleyen Beksaç, “Burası bir bentonit bölgesi, onun çıkarılması için yapılan çalışmaların çok dikkatli yapılması gerekiyor. En ufak bir yanlış çalışma buradaki yapılaşmaya zarar veriyor. Bentonit, çimento fabrikasının doğal kaynaklarından biri. Bu konuda daha dikkatli davranılması lazım. Bu yapılacak çalışmaların çok itinalı yapılması lazım. Burada atılan ve atılacak dinamitler doğal yapılara da zarar veriyor” diye konuştu.

Casino oyunları